Mustafa Aktaş

2018 Dünya Kupası’nın ardından – Heyecanı düşük maçlar

www.haberpodium.ch

Mustafa Aktaş

Eski Futbolcu

[email protected]

 

 

 

 

 

Rusya’da gerçekleşen 2018 Dünya Kupası, favorilerin erken elenmesi sonucunda Fransa’nın şampiyonluğu ile sonuçlandı.

1982 dünya kupasından bu yana, birkaç maç hariç heyecan seviyesi en düşük, futbol kalitesi ise vasatın altında olan bir dünya kupası izledik diyebilirim.

Futbol endüstriyel bir kıvama büründü

1990’lardan sonra futbol endüstriyel bir kıvama büründü ve tüm dünyada futbol kulüpleri artık birer bacasız fabrika haline geldi. Daha önce dernekler kanunu ile yönetilen kulüpler birer birer şirketleşti ve borsada yerlerini aldı.

www.haberpodium.ch

Bunun yansımaları ise ilk olarak altyapılarda görüldü. 90’lı yıllardan önce çocuklar önce arkadaşları ile mahallelerindeki boş arsalarda, varsa semt sahalarında, yani sokakta futbol oynamaya başlarlardı. 7 ile 13 yaşları arasındaki çocuklar mahallelerinde kendi aralarında oynar, yeteneklerini sokakta sergilerken yaratıcılıklarını da geliştirirlerdi. Kulüpler de belli yaşlardan sonra bu çocukları bünyelerine alırlardı. Ancak 90’lı yıllardan sonra, endüstriyel futbolun etkisi ile 7 yaşından sonraki yaş grubuna yönelik açılan futbol okullarında yetişen çocuklar, çok erken yaşlarda baskı altına alınmaya başlandı. Sonuçta bu futbol okullarında, aynı antremanı yapan, aynı taktikle oynayan, adeta birbirinin benzeri şekilde klonlanmış, fabrikasyon ürününden farksız oyuncular yaratıldı.

Son dünya kupasında, birkaç istisnai futbolcu hariç yıldız sayılabilecek oyuncular çıkmadı. Oyuncuların taktik, fizik, kalite, çabukluk, dayanıklılık ve pozisyon alma durumları birbirinin aynısıydı. Hepsi aynı olduğu için de ortaya zevksiz, birbirinin aynı olan maçlar çıktı.

Futbol, yaratıcı sorumluluk alan, insiyatif kullanan, kıvrak zeka sahibi olan oyuncularla zevkli hale geliyor. Ancak henüz futbol hayatının başında, çocukların futbol okullarındaki bu yetenekleri ve gelişimleri hocaları ve aileleri tarafından baskı altına alınıp bir çerçeve içine hapsediliyor. Oyun yaşındaki çocuklar sonuç odaklı yarıştırılırken özgür oynayamadıkları için mevcut yetenekleri de geriliyor. Yetenekleri günyüzüne çıkmayan gençlerin futbol hayatları da kısa sürede bitiyor.

www.haberpodium.chKişisel olarak futbol okullarına karşı değilim. Burada asıl karşı olduğum, çocukların çok erken yaşlarda futbol okullarına başlamaları ve yetenekleri tam olarak ortaya çıktığında da bir futbol akademisine gitmeleri. Bu, en erken 11-12 yaşlarına denk geliyor. Ancak futbol okulları kulüpler için birere gelir kapısı olduğu için çocukları 6-7 yaşlarında bünyelerine alırlar.

Ailelere tavsiyem

Çocuğun yeteneği olsun ya da olmasın aileler şunu iyi bilmeli; 6-7 yaşları çocuk için en değerli olan zamanlardır. Zaman kaybı çocuğunuza verebileceğiniz en büyük zarardır. Her çocuğun muhakkak bir yeteneği vardır. Bu yetenek herhangi bir dalda kendini gösterebilir. Futbol okullarında boşa harcanan zamanlarda çocuğunuzun neler kaçırabileceğini çok iyi anlamanız gerekir. Bununla birlikte, beklentilerin yerine getirilmemesi henüz hayatlarının baharında olan çocuklar üzerinde kırılmalar yaratacaktır. Böylesi bir durumun onların hayatlarını etkileyeceği gerçeğini göz ardı etmemelisiniz.

Tekrar saha içine gelecek olursak; eminim futbol severlerin (birkaç maç haricinde) 90 dakikalarını TV başlarında ayrılmadan, heyecanla izledikleri bir maç hemen hemen yok gibiydi.

Futbol, yetenekleri olan oyuncularla oynandığı zaman bir temaaşa halini alıyor. Diger türlü, “fabrikasyon ürünlerinin” birbirleri ile yarıştırıldıkları, sadece para ve gelirlerin düşünüldüğü bir sektör olduğunda futbolun sihri de bitiyor. Ve bazen ne kadar seversek sevelim futbol ızdırap haline de gelebiliyor.

Saygı ve sevgilerimle.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı