14 Haziran oylamaları tamamlandı. SVP’nin göçmen karşıtı inisiyatifi reddedildi
İsviçreli seçmenlerin, “10 Milyonluk İsviçre'ye Hayır!” ve Sivil Hizmet Yasası Değişikliği isimli iki öneri hakkında yaptıkları oylamalarla ilgili sonuçlar açıklandı. Oylama sonuçları, konularına göre şöyle oldu;

Seçmenler, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) göçü sınırlandırmayı amaçlayan “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır!” girişimini reddederken, Sivil Hizmet Yasası’nda değişiklik öngören reform paketine ise onay verdi.
“10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır! (Keine 10-Millionen-Schweiz)
“10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır!” (Keine 10-Millionen-Schweiz) adlı halk girişimi, seçmenlerin yüzde 54,8’inin “Hayır” oyu vermesiyle reddedildi.

Sağ popülist söylemleri ile bilinen İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından gündeme getirilen bu girişim İsviçre’de göçmen nüfusunu sınırlandırmak istiyordu.
Bu oylama il eile ilgili soru: “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır! Girişimini kabul ediyor musunuz?” şeklindeydi.
Girişimi ne istiyordu?
Girişim Komitesi’ne göre, İsviçre’deki mevcut göçmen sayısı çok yüksekken, bu durum konut kıtlığına, yüksek kiralara, kentleşmeye, trafik sıkışıklığına ve aşırı kalabalık trenlere, artan suç oranlarına, zorlanan bir sağlık sistemine ve düşen eğitim kalitesine yol açıyor.
“10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır!“ girişimi, daimi ikamet eden nüfusa göç sınırı getirilmesini talep ediyordu. Girişim bu kapsamda Federal Anayasa’ya “Sürdürülebilir nüfus gelişimi“ başlıklı bir madde eklenmesini öngörürken, İsviçre’nin nüfusunun 2050 yılından önce 10 milyonun altında kalması gerektiğini dillendiriyordu. Ancak daimi ikamet nüfusunun 2050 yılından önce 9,5 milyonu aşması durumunda, Federal Hükümet ile Federal Parlamento’nun, özellikle de sığınma ve aile birleşimi alanlarında önlemler alması talep ediliyordu. Ayrıca Federal Hükümet, nüfus artışına katkıda bulunan uluslararası anlaşmalardaki istisnaları ve koruma maddelerini devreye sokmak veya müzakere etmek zorunda da kalacaktı. 10 milyonluk sınırın aşılması durumunda, İsviçre bu anlaşmaları, iki yıl sonra da AB ile olan serbest dolaşım anlaşmasınının feshetmesi de gündeydeydi.
Federal Hükümet ne diyordu?
Federal Hükümet girişimin taleplerinin Avrupa Birliği ile olan anlaşmaları geçersiz kılacağını belirtirken, İsviçre’nin AB’nin Schengen ve Dublin anlaşmalarına katılımının sorgulanacağını, böylece güvenlik ve sığınma alanlarında AB ile yakın iş birliğinin tehlikeye gireceğini savunuyordu.
Federal Hükümet ile Federal Parlamento’nun tavsiyesi
Federal Hükümet ile Federal Parlamento, girişim İsviçre için belirsizlik yarattığını ve ülkenin istikrarını tehlikeye attığını ifade ederlerken, girişim için “Hayır” denilmesini tavsiye ediyorlardı.
Girişimin ülke ekonomisine zarar vereceği, refahı ve iç güvenliği tehdit edeceği savunulurken, sonrasında Federal Hükümet ve kantonlar için önemli maliyetlere yol açacağı da dillendiriliyordu.
Karşıtlara göre “Kaos İnisiyatifi”
Sol partiler ve İş dünyası örgütü Economiesuisse, girişimi “Kaos İnisiyatifi” olarak nitelendiriyorlardı. Economiesuisse birçok şirketin AB ve Avrupa’dan gelen çalışanlara bağımlı olduğunu, aksi takdirde bazı firmaların yurt dışına taşınabileceğini savunuyordu. Çok uluslu şirketler arasında Roche, UBS ve Nestlé gibi devler de SVP’nin bu inisiyatifine karşı çıkıyorlardı.
İsviçre’de aşırı sağın öncülük ettiği “10 milyonluk İsviçre’ye hayır” girişiminin kabul edilmesi durumunda, İsviçre’nin Avrupa Birliği (AB) ile olan serbest dolaşım anlaşması tehlikeye girebilirdi. Güncel olarak İsviçre ihracatının yaklaşık olarak yarışı AB ülkelerine yapılıyor. İsviçre, özellikle de tek pazar erişimine ilişkin anlaşmaların zarar görmesi halinde finans ve ilaç gibi sektörlerin ciddi darbeler alabilme ihtimali yüksekti.
İsviçre ekonomisinin göçe ihtiyacı var
İnisiyatife karşı çıkan partiler İsviçre ekonomisinin göçe ihtiyaç duyduğunu vurguluyorlardı. Sağlık sektöründeki personel açığının göç olmadan daha da büyüyeceğini belirten parti sözcüleri, hastanelerde çalışanların üçte birinin, yaşlı bakımevlerinde ise yaklaşık yarısının yabancı kökenli olduğunu hatırlatıyorlardı.
Genç göçmenlerin AHV emeklilik sisteminin finansmanı açısından da hayati önem taşıdığını söyleyen sözcüler, girişimin AB ile yapılan ikili anlaşmaların feshedilmesine yol açabileceğini vurgularlarken, bunun “diplomatik ve ekonomik intihar” anlamına geleceğini, böyle bir durumda bir kaos durumu yaşanacağını ifade ediyorlardı.
Federal Hükümet yerli işgücünü daha iyi kullanmayı hedefliyor
Federal Hükümet, SVP’nin bu inisiyatifinden sonra göçle ilgili yeni düzenlemeler gündeme getirdi. Yeni düzenleme ile, aile birleşimi yoluyla İsviçre’ye gelen yabancı uyrukluların mesleki entegrasyonlarının sağlanması hedefleniyor.
Yabancılar ve Entegrasyon Yasası’nda yapılacak olan değişiklikle, aile birleşimi yoluyla İsviçre’ye gelen ve iş veya eğitim imkanı olmayan kişiler, Mesleki, Eğitim ve Kariyer Rehberlik Servisi (BSLB) tarafından ilgili kanton ve belediye yetkililerine bildirilecek. Bildirilen bu kişilere, iş piyasasına girişlerinde destek sağlanacak.
Federal Hükümet bu düzenleme ile, işgücü piyasasına entegrasyonu iyileştirmeyi ve yerli işgücünün daha etkin bir şekilde kullanılmasını hedefliyor.
Federal Hükümet, “Perspecta” isimli pilot programını 2030 yılına kadar uzatmaya karar verdi. “Perspecta” çerçevesinde, aile birleşimi yoluyla İsviçre’ye gelen nitelikli kişiler, BSLB’den danışmanlık alıp, gerekirse diploma tanınması ve işe giriş gibi konular destek görebilecekler.
Düzenleme ile ilgili istişareler 12 Ağustos 2026’ya kadar sürecek.
Sivil Hizmet Yasası Değişikliği (Änderung des Zivildienstgesetzes)

İsviçre seçmenler Sivil Hizmet Yasası’ndaki değişiklik hakkında yapılan oylamada %52,7 oranında “Evet“ oyu kullandı. Öneri ile, askerlikle bağlantılı sivil hizmete sınırlamalar getirilmek isteniyordu.
Oylama sorusu: “26 Eylül 2025 tarihli Federal Sivil Hizmet Yasası’nda (Sivil Hizmet Yasası, SGK) yapılan değişikliği kabul ediyor musunuz?“ şeklindeydi.
Federal Hükümet sivil hizmeti azaltmak istiyor
Hükümet tarafından gündeme getirilen bu öneri ile, sivil hizmete geçenlerin sayısının azaltıması amaçlanıyor. Federal Hükmet ile Federal Parlamento, sivil hizmetin bir istisna olarak kalmasını sağlamak istiyor.
Yeni değişikliğe göre, sivil hizmete tabi olan herkesin en az 150 gün askerlik hizmeti yapması gerekiyor. Ek önlemler arasında, sivil hizmet görevlendirmelerinin planlanması için daha sıkı düzenlemeler de yer alıyor. Bununla, sivil hizmette bulunanların askeri hizmette bulunanlara göre avantajlı olmalarının önlenmesi hedefleniyor.
Federal Hükümet ile Federal Parlamento’nun tavsiyesi
Federal Hükümet ile Federal Parlamento, “Sivil hizmet istisna, askeri hizmet esastır“ ilkesini güçlendirmek isterken, oylama için Evet” yönünde oy kullanılmasını tavsiye ediyorlardı.
Federal Hükümet, önerinin kabul edilmesi ile birlikte, 2027’den itibaren sivil hizmette bulunan kişi sayısında %40’lık bir azalma bekliyor. Bu, sivil hizmete yıllık kabul sayısının 7 bin 200’den 4 bin’e düşeceği anlamına geliyor.
Karşıtlar ne diyordu?
Öneriye karşı çıkanlar, oylamada “Evet” sonucunun çıkması halinde, İsviçre’deki birçok huzurevi, hastane, okul ve çiftlik gibi yerlerde büyük bir personel açığı yaşanacağını söylüyorlardı.
Referandum ittifakına göre, sivil hizmet toplumda hayati bir rol oynuyor. Sivil hizmette bulunanlar, özellikle personel sıkıntısının yoğun olduğu sektörlerde alternatif hizmetlerini yerine getiriyorlar. Sivil hizmet personelinin sayısı %40 oranında azaltılırsa, bu hizmetler artık sağlanamaz hale gelecek.
Reform karşıtları ordunun personel sıkıntısı bulunmadığını da vurguluyorlardı. Yasaya göre, ordunun 100 bin’den fazla, en fazla 140 bin askeri olması gerekiyor. Şu anda bu sayı bu sınırın %5 üzerinde.
Sivil Hizmet Yasası neden gündeme geldi?
Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşın yarattığı gergin durumdan kaynaklı gündeme gelen yeni düzenlemeler, ordudan ayrılmaları sınırlamayı ve ordunun personel gücünü korumayı amaçlıyor.
Federal Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan 2024 tarihli bir rapora göre, her yıl 11 bin asker zorunlu hizmetlerini tamamlamadan ordudan ayrıldı. Giderek artan sayıda asker sivil hizmeti tercih ederken, sağlık nedenleriyle ayrılmalar da oldu.
Konu le ilgili yapılan güncel bir ankatte ise, askerlikten sivil hizmete geçen 3 bin 268 kişiye bunun nedenleri soruldu. Birçok katılımcı sivil hizmetin sunduğu esnekliğin bir avantaj olduğunu ifade ederken, en sık belirtilen neden sivil hizmet yapmanın anlamlılığı oldu. Birçoğu, orduda olmaktan ziyade sivil hizmet yoluyla topluma daha anlamlı bir katkı sağlayabileceklerini dile getirdi.
Sivil hizmet nedir? Kimler bu hizmeti yerine getirebilir?
İsviçre’de herkesin askerlik hizmetini “sivil hizmet“ olarak yapma seçeneği bulunurken sivil hizmet, askerlik hizmetine bir alternatif olarak sunuldu.
Sivil hizmete hak kazanmak için üç kriterin karşılanması gerekiyor; Birincisi, hizmete uygun olmak, ikincisi, vicdanen düşünmek, üçüncüsü ise askerlik hizmetinden bir buçuk kat daha uzun süren alternatif bir hizmeti yerine getirmeye istekli olmak.
Sivil hizmet üyeleri genellikle kamu yararına olan alanlarda görevlendiriliyorlar. Hizmet süreleri boyunca, silahlı kuvvetler mensupları gibi, gelir kaybı için tazminat alıyorlar.
2025 yılında 7 bin 211 kişi sivil hizmete alınırken bu sayı “rekor“ olarak kayıtlara geçti. Başvuruların üçte biri temel askeri eğitimden sonra yapıldı.
Verilen bilgilere göre önceki yıl, sivil hizmet günlerinin %50’si sosyal sektörde, %18’i eğitimde, yaklaşık %15’i sağlık hizmetlerinde, yaklaşık %10’u doğa ve çevre koruma alanında gerçekleştirildi.




