www.haberpodium.ch

…Denize bakarak oturuyordu iki kardeş. Sırt çantaları hazırdı. Samia, dönüp şehre baktı. “Burası da yeşil bir ülke aslında. Burada kalabiliriz,” dedi. Süleyman sevgiyle saçına dokundu. “Burada sadece çimenler ve ağaçlar yeşil,” dedi. “Ama gerçekten yeşil bir ülke var. Yemyeşil… O kadar yeşil ki insanların renginin bir önemi kalmıyor orada.” Samia abisine sokuldu… İşaret gelince kalkıp birlikte limana doğru yürümeye başladılar…

Yazar Hüseyin Edemir’in Nota Bene Yayınları’ndan çıkan üçüncü kitabı Yeşil Bir Ülke okuyucularla buluştu. Kitap, “İçimdeki Kaçak”, “Ölülerin Kalbi” ve “Sarı Çocuğun Anlattıkları” başlıklarıyla üç bölümden oluşuyor. İçimdeki Kaçak, bütün dünyanın gözü önünde yeni bir hayat için ölüme direnen mültecilerin yolculuğuna odaklanıyor.

Edemir, o yolculuğa bizzat çıkmış bir yazar olarak, hüznü ve umudu, bazen de öfkeyi, yaşama tutunma çabasını akıcı bir dille yazıya döküyor. Kitabın satır aralarında, yazarın geçmişe özlemini de hissediyorsunuz. “Sarı Çocuğun Anlattıkları” bölümü, yazarın Ardahan’ın bir köyünde geçen çocukluğundan izler taşıyor. Toplam 21 öykünün yer aldığı kitapta, genellikle birbirinin devamı niteliğindeki konular işleniyor. Edemir, son kitabını, hakkında açılan dava nedeniyle firari olduğu dönemde yaşadığı bütün zorlukları paylaştığı annesine ithaf ediyor.

www.haberpodium.ch
Hüseyin Edemir

Yazar Yeşil Bir Ülke’de, karakterlerin umut ettiren, gülümseten, bazen de üzüp öfkelendiren dünyalarını, duru ve zengin bir dil ile anlatıyor. Yeşil Bir Ülke, tüm kaçaklar, mülteciler ve ötekileştirilenler açısından hayatın anlamını sorgularken, aslında zorla yersiz yurtsuz bırakılanlara dair, okuru da kendi içine bakmaya davet ediyor. Böylece sadece Ege denizinde bir botta değil, köyünde, çocukluğunda ya da odasında mahsur kalanların hikayeleriyle de kesişen metinler ortaya çıkıyor. Otobiyografik izler taşıyan bu kitap, umutsuzluğun yaygınlaştığı, koşulların ağırlaştığı dönemlerin fotoğrafını çekip vicdanlarla buluşturma çabası içeriyor. Yeşil Bir Ülke, gerçek hayatta olduğu kadar metinlerde de genellikle görülmek istenmeyeni anlatırken, onların edebiyatta yer bulamayan öykülerini edebiyatın gündemine taşımayı amaç ediniyor.

2017 yılından bu yana İsviçre’de mülteci olarak yaşayan Hüseyin Edemir’in C-84 ve Aşağıdan adlı iki romanı bulunuyor.