www.haberpodium.ch

2009 yılından bu yana İsviçre’de yaşayan Sait Oral Uyan, çok yönlü sanatsal kişiliği ile dikkat çekiyor.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nü okuyan Uyan, Türkiye’de olduğu dönemlerde Mersin’de yayımlanan yerel bir gazetenin genel yayın yönetmenliğini ve köşe yazarlığını yaptı. Daha sonra ise Tarsus’ta Özgür Radyo’yu kurdu.

Resim yapan, kitap yazan, film senaryosu yazan Sait Oral Uyan, güzel sanatların hat, logo, grafik gibi farklı dallarıyla da uğraşıyor.

Şu an Zürich’te bedensel engelli olarak yaşayan Uyan, 1996-2002 yılları arasında Türkiye’de politik nedenlerden dolayı cezaevinde kalıyor. Cezaevinde kaldığı dönemde açlık grevlerine katılan Uyan’ın, açlık grevinin 205’inci gününde bilinci kapanıyor ve tıbbi müdahaleden sonra kendisine Wernicke-Korsakoff * hastalığı teşhisi konuyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararıyla serbest bırakılan Uyan, sonrasında İsviçre’ye geliyor. Gençliğinden bu yana hiç terk etmediği resim uğraşını burada da sürdüren Uyan, şu ana kadar Zürich, Basel, İnnsbruck, Hamburg, Frankfurt ve Köln gibi merkezlerde toplam 8 resim sergisine imza attı.

www.haberpodium.ch

www.haberpodium.ch

Tablolarıyla arasında oluşturduğu etkileşimi;“Yaptığım her tablo yalnızca bir tablo değil tabi. Her tablonun ayrı bir öyküsü, şiiri ve anısı var. O yüzden her tablo zor doğan bir bebeğin ana rahmini parçalarcasına bıraktığı acıyı barındırır içerisinde.“şeklinde ifade ediyor ve bunu şöyle örnekliyor;

“Mide ilaçları ile resim yaptım”

“Zor koşullar veya imkansızlıklar yaratıcıdır. Cezaevinde resim yapıyordum hep. Cezaevi görevlileri kimi zaman sarı rengi, mavi renkleri veriyor yeşili vermiyorlardı. Mavi ile sarı belli oranda karıştığında yeşilin tonları çıkar.Bunuunu renk bilgisi olan herkes bilir. Ben de bu şekilde hallediyordum. Kimi zamansa kırmızı veya sarı renkleri vermiyorlardı. Burada devreye yaratıcılık girdi. Mide ilaçları ile resim yaptım. Mide gazını alan sarı toz ilaçlardı bunlar. O sarı renkteki toz ilaca değişik şeyler katarak resmimi tamamladım. O tablomu buraya getirttim sonra.”

www.haberpodium.ch
Mide ilaci ile yapilan resim

Edebi çalışmaları

Rahman’ın Kavalı

Sait Oral Uyan edebi çalışmalara da imza atıyor. “Su damlasına sığdırılan yaşam“ isimli bir şiir kitabı olan sanatçı, son olarak, “Rahman’ın Kavalı” adlı yeni bir kitaba imza attı. Sancı Yayınları’ndan çıkan kitap, insan kaçakçılığını, göçleri ve göçlerin insanlar üzerinde yarattığı etkileri trajik bir şekilde ele alıyor.

Kitap, iki dost olan Şeydo ve Mahmut isimli kahramanlar üzerinden etnik ve dinsel aidiyetleri de işlerken, Ortadoğu ve Afrika’daki savaşlardan kaçan birçok farklı insanı, insan kaçakçılarına ait olan bir gemide buluşturuyor.

Uyan bu kitabın ortaya çıkışını şu sözlerle ifade ediyor:

www.haberpodium.ch

“Kitap fikrinin oluştuğu dönemde Şengal olayları vardı. Irak ve Suriye’deki Ezidilerin yaşadıkları… İlgimi çekti Ezidiler. Birçok Ezidi ile kontak kurdum sonra. 1 yıl boyunca Ezdilik ile ilgili araştırmalar yaptım. Yazarken bilgilerin doğru olmasına çok dikkat ettim. Bu kaygı ile birçok noktayı birçok kişiye de onaylattım. Zamanla Şeydo canlandı.  Ezidi Şeydo, yaşanan mülteci akının önemli bir kısmını temsil ediyor. Kitapta asıl can alıcı olan Rahman ve ait olduğu Gilek halkı. Araştırmalarım sırasında İran’a kadar uzandım ve Gileklerle tanıştım. Hazar kıyısında yaşayan ve azınlık olan bir etnik grup bu. Zazalara ve Karadenizlilere çok benziyorlardı. Bu dönemde bir İran ağıdı dinlemiştim, O tınılar bana Rahman’ı doğurttu. Rahman çok güzel kaval çalan bir Gilek.”

Sağlık sorunlarından dolayı kimi engeller yaşayan Uyan, yaratı ve ilham kaynağını şöyle açıklıyor:

“Bilmekle anlamak arasındaki farkı unutmamak gerekiyor bence. Okuyup aldığımız bilgiyi yansıtmamız gerekiyor. Su deposu gibi. Depoyu doldurup boşaltmak istiyorum. Bildiklerimi önce anlamak sonra da anlatmak istiyorum. Kitapla mülteci sorununa değindim. Aslında mülteci sorunu tüm dünyanın, tüm ülklerin sorunu. Sadece gelinen ülkenin değil. “Doğuda bir yaprak kıpırdasa batıda fırtına kopar.“diyor Çinli bir bilge. Açlık da öyle. Ben burada toksam Afrika’daki açların sayesinde tokum. Sanatın her türlüsünü yeterli gördüğünüz anda gerileme yaşarsınız. Burada sürekli üretmeye çalışıyorum, buradaki yaşam kolay olmakla birlikte düşünmeyi de zorunlu kılıyor. Düşündükçe de üretmeyi…“

Sait Oral Uyan üretmeye devam ediyor. Son olarak, buradaki yaşama dair kısa metrajlı bir film senaryosu hazırlayan sanatçı; sözlerine “Çalışmalarımıza başladık. İsmi “Kati’nin Gözyaşları”. Önümüzdeki yılın sonbaharında başlayacağız bu filmin çekimine.” diye son veriyor.

*Açlık nedeni ile meydana gelen hafıza kaybı, kas erimesi gibi bedensel düzensizlik durumu.