Editörün Notu

179

Aydın Yıldırım

Genel Yayın Yönetmeni

a.yildirim@haberpodium.com

 

İsviçre’de, 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle yeni vatandaşlık yasası yürürlüğe giriyor. Konuyu dergimizde birçok kez işlememize rağmen, son bir uyarı niteliğinde yeniden ele alma gereği duyduk. Yeni vatandaşlık yasası ile 12 yıl olan ikamet süresi şartı 10 yıla düşürülürken, başvurular için sıkılaştırılmış şartlar getiriliyor. Okuyucularımız konu ile ilgili detayları, hukukçumuz Derya Özgül’ün kaleme aldığı yazıda bulabilirler.

İsviçre’nin Zürich ve Basel gibi belediyeleri, vatandaşlık hakkı doğan göçmenlerin adreslerine mektuplar göndererek, vatandaşlığa başvurmaları konusunda sürekli uyarılarda bulundular. Konuya dikkat çekmek için, İsviçre’nin birçok yerinde özel toplantılar ve etkinlikler de düzenledi. Bu çalışmalardan sonra vatandaşlığa başvuru oranlarında epey bir artış olduğu ifade ediliyor.

Yeni yasanın ortaya çıkış süreci

Aslında yeni vatandaşlık yasası ile ilgili ilk görüşmeler başladığında Federal Parlamento’da oldukça iyimser bir hava vardı. Bu görüşmelerde daha çok, burada yaşayan göçmenlerin “Ülkeye iyi entegre olmuş olmaları“ kıstası ön planda idi ve şartlar şöyle formüle edilmişti; Kamu güvenliğine ve düzenine riayet edilmesi, Federal Anayasa değerlerine saygı duyulması, günlük yaşamda ulusal dillerden birine, sözlü ve yazılı şekli ile hakim olunması.

Bunun için 12 yıl olan vatandaşlık süresi ilk olarak 8 yıla indirilmek istenirken, tartışmalar sonrasında bu süre 10 yıl olarak kabul edildi ve şartlar daha da ağırlaştırıldı.

Parlamento’da, yeni düzenleme ile ilgili yapılan oylamaya sağ partilerle birlikte Yeşiller ve SP de Evet dedi. Sol’u temsil eden ve çoğunlukla göçmenlerin sorunlarını dillendiren bu iki parti düzenlemeyi kabul etmesine rağmen, bu konuda bir rahatsızlık duyduklarını ifade etti. Örneğin SP Sözcüsü Silvia Schenker; “Biz İsviçre’yi yaşama alanı ve evi olarak seçen insanlara, vatandaş olmalarını kolaylaştırmak istemiştik. Ancak şimdiki hal ile “Kusursuz İsviçreli” olan kırmızı pasaportu alabilecek”. şeklinde bir açıklamada bulundu.

Belirttiğim gibi, vatandaşlık hakları 2018 yılı itibarı ile ağırlaşıyor. Vatandaşlık hakkı doğanların yıl sonuna kadar başvuru yapmalarında fayda var. İsviçre’de göçmenler için yaşam gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Buradaki yaşama dahil olabilmek, seçme ve seçilme hakkını kullanabilmek için vatandaşlık başvuruları hayatı önem taşıyor.

Mülteciler…

Son dönemde Türkiye’den İsviçre’ye gelen mültecilerin sayısında artışlar gözleniyor. Gelenlerin büyük bir çoğunluğu eğitimli kesimlerden oluşuyor. Yazar Hüseyin Edemir ve Sanatçı Serdar Mutlu bunlardan sadece ikisi.

Dergimizin içeriğinde Edemir ve Mutlu ile ayrı ayrı yaptığımız röportajları okuyabilir, buralara kadar nasıl ve neden geldiklerine dair fikir edinebilirsiniz.

Her iki isim de yaşadıkları mağduriyetlerden bahsederlerken, ortak vurgularının; “Şu an cezaevinde olan ya da aranan FETÖ’cü savcılar ve hakimler tarafından yargılandık.“ şeklinde olması ilginç. Daha da ilginci, FETÖ’cü olarak adlandırılan bu kesimlerin de İsviçre’de mülteci olarak yaşıyor olmaları.

Ne diyelim. Kendi ülkelerinde farklı düşünce ve yaşam tarzlarından dolayı birlikte yaşama kültüründen uzak olanlar, yabancı bir ülke olan İsviçre’de mülteci ya da göçmen kimliği ile bir arada yaşamak zorundalar artık.

Sevgiyle