Kadının Altın Ҫaǧı

33

Hepimizin istediǧi uzun ömür, hiҫ kimsenin istemediǧi de yașlanmaktır. Ünlü șairimiz Cahit Sıtkı Tarancı 1946 da yazdıǧı 35 Yaș șiirinde yașlanma duygusunu “yolun yarısı” diyerek ҫok güzel dile getirir.

Genelde otuzlu yașlarda idrak edilen yașlanma hissi kırk yașlarında bir ҫok kișide ciddi bir boyut almaya bașlar. Tek tek koparmakla deǧil, ancak boyamayla veya kabullenmekle üstesinden gelinen ak saҫlar, yüze șahsiyet saǧlayan ufak tefek kırışıklıklar ellili yașlarda yerine oturur. Cahit Sıtkı`dan yetmiș yıl sonra șairin tarif ettiǧi 35 yaș hislerini sanki artık 50 yaşlarında yaşıyoruz.

Yașlılık ne zaman bașlar?

Kișiye göre deǧișiyor yașlılıǧın tarifi.  Churchill, Roosevelt gibi zamanının devlet adamlarına danıșmanlık yapmış olan Bernard Baruch`a gazeteciler “Sizce yașlılık ne zaman bașlar?” diye sormușlar. Baruch, “Kendimden 15 yaș büyük olanlarda bașlar”, diye cevaplandırmış bu soruyu. Bunu söylediǧi zamansa 85. doǧum gününü kutluyormuș.

Son yıllardaki bilimsel açıklamalarda, yaşlanmaya sebep olarak oksidatif stres ve serbest radikaller gösteriliyor. Vakumlu olan paketinden ҫıkarılan sucuk nasıl kararır kurursa, aynı șey oksidasyon saldırısına uǧrayan hücrelerimizin de başına geliyor. Her ikisinde suҫlu serbest radikallerdir.

Hücrelerdeki enerji tüketimi sonucunda toksik atık olarak serbest radikaller üretilir. Bunlar bir elektronunu kaybetmiș reaktif oksijen molekülleridir ve komşu hücrelerden elektron ҫalıp genetik yapıya zarar verirler.

Sucuk örneǧimi sevdiyseniz, kimya dersine sucukla devam edelim. Yeni alınmıș mis gibi sucuk havayla temas edince tazeliǧini ҫabuk kaybetmesin diye iҫine koruyucu olarak antioksidan katılır. Vücudumuzda serbest radikallerin artması ve koruyucu antioksidan seviyesinin azalması oksidatif stres denilen olayı yaratır. Kalıcı oksidatif stres yașlanmaya ve birçok kronik hastalığa nedendir.

Doǧadaki tüm olaylar gibi insanın gelișimi de düz bir ҫizgi șeklinde deǧil, kendine özgü bir ritmi olan geҫiș dönemleriyle gerҫekleșir.

Kadınlarda menopoz, erkeklerde andropoz adını verdiǧimiz dönem, yașamda yeni bir sürecin bașlangıcıdır.

Biz halen taze bahar gibi görünsek de yumurtalarımız gamlı hazan olup emekliye ayrılır günün birinde. Yumurtalıklar, ortalama 51 yașında kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron salınmasını yavaşlatır ve bir süre sonra da üretimini durdurur.Menopoz,kelime anlamı olarak aylık adet kanamalarının doǧal olarak bitmesi demektir. İlk belirtiler asıl menopozdan yıllar önce bașlayabilir. Bu süreҫte aybașı düzensizleșir, daha sık, ҫok așırı kan kaybıyla veya aksayarak görülebilir. 40 yașından önce menopoza girilirse erken menopozdan bahsedilir.

Özellikle geceleri olan terlemeler, birden sıcak basmalar, kalp çarpıntıları birçok kadının yașadıǧı belli başlı sıkıntılardır. Uykusuzluk, așırı duygusallık, enerji tükenmesi, agresifleșme, idrar kaҫırma, cinsel sorunlar, cilt ve göz kuruluǧu, eklem ve kas aǧrıları günlük yașamın bir parҫası olabilir. Kimisi unutkanlıktan ve kelime bulma zorluǧundan șikayet ederken, “Acaba Alzheimer mi oluyorum?” diye kaygılanırlar. Kadınların bir kısmında sıkıntılar ҫok hafif geҫerken, bir kısmında aǧır ve uzun yıllar sürdüǧü de görülebilir. Benzeri șikayetler bu yaşlarda erkeklerde de görülebilir.

Çocukların yetișip evden ayrılması, anne babamızın belki ilk defa bizim yardımımıza ihtiyacı olması veya onları kaybetmemiz bu geҫiș dönemine düșer. Tüm bunlar depresyona kadar itebilir insanı.

Yapılması gerekenler ve birkaç terapi yöntemi

Kadın doǧum uzmanının yaptıǧı yıllık kontrollerde rahim aǧzı kanseri erken teșhisi icin smear testi, yumurtalıkların ve rahim iҫindeki endometrium denen doku kanserinin erken teșhisi ve rahimde olușabilen miyomların kontrolü iҫin vajinal ültrason yapılır.

Genetik meme kanseri riski yüksek olmayanlara 50 yașından sonra 2 yılda bir mammografi  tavsiye edilir. Risk yüksekse daha erken yașta ve daha sık yapılabilir.

Hormon tedavisi

Hormonlar, östrojen kemik erimesini, cilt yașlanmasını, terlemeyi ve ateșlenmeyi azaltır. Dünya Sağlık Organizasyonu’nun calıșmalarına göre hormonlar uzun süre kullanılırsa meme kanseri riski biraz daha artmaktadır. Yașam kalitesini düșüren aǧır șikayetler varsa mümkün olan en düșük dozajda plaster, tablet veya jel șeklinde hormon tedavisi uygulanır. Rahimi ameliyatla alınmamıș kadınlara ayrıca gestagen denen ikinci bir hormon daha verilmesi gerekir. İdrar kaҫırma ve cinsel organlarda acı, kuruluk durumunda lokal östrojen kremi kullanılır. Bunun riski yoktur.

Hormon tedavisinde bașka ne yapılabilir?

Fitoterapi (Bitkisel tedavi): Hayıt otu ve karayılan otu ateșlenmeyi azaltır.

Nöralterapi: Sinir sisteminin ve hormonların dengesini sağlar. Kronik aǧrı durumlarında da etkilidir.

Psikoterapi: Gerekirse Antidepresan

Stres idaresi: Stres durumunda böbrek üstü bezelerinde adrenalin ve kortizol salgılanır. Bu hormonlar așırı derecede birikirse kronik hastalıklara yol aҫar.

Hareket ve spor: Kemik erimesini, adale / yaǧ oranını olumlu etkiler, stres hormonlarını arttırır.

Beslenme: Alkol, sigara, acı baharatların, et ve hayvani ürünlerin, özellikle sosis, sucuk, salam gibi ișlenmiș etlerin, hazır gıdaların, gazlı iҫeceklerin azaltılması gerekir.

Yaşam tarzının deǧiștirilmesinden daha etkili terapi yoktur. Aybașıyla birlikte kesilen kan kaybı ve hormonların artık her ay ҫalkalanmaması kadına saǧlamlık verir. Geҫiș dönemleri yeni bir șanstır yașamda. Mükemmelciliǧi bırakıp tecrübelerimizin verdiǧi olgunlukla olaylara daha sükunetle bakarak gerҫek bir altın ҫaǧı yașayabiliriz.

 

 

Dr. med. Yasemin Schreiber-Pekin

Kadın Doǧum uzmanı

Psikoterapist

y.schreiber@bluewin.ch